Motivasyon
Yorum Yapın

Vücudumuzun Süpürgesi: Posa

posaKitabımın en önemli kısımlarından biri.

Editörümün derleyip topladığı Posa yazımda neden posalı beslenmemiz gerektiği var.

Bir gözatın! Uzun ama bilgilendirici bir yazı…

“VÜCUDUMUZUN SÜPÜRGESİ; POSA

Posa bitkisel yiyeceklerde bulunan karbonhidratların sindirim sisteminde parçalanamayan kısımlardır yani vücudunuzun sindiremediği veya kan dolaşımında emilimini yapamadığı kompleks karbonhidratlara verilen isimdir. Posa, diğer karbonhidratlar gibi enerji için kullanılmadan vücuttan atılır. Çünkü posa vücudumuzu besleyemez ve bir besin öğesi değildir. Fakat birçok yönden sağlığımıza faydalı olan besin öğelerinin bir kısmıdır. Aslında insanların sindirim enzimleri posaları emilime uygun şekle dönüştüremez. Bu nedenle posalar vücudumuz tarafından enerjiye ya da kaloriye dönüştürülemez. Posaların bu özellikleri sizi sağlıklı kılmalarında başlıca rolü oynamaktadır. Meyveler, sebzeler, tam tahıllar ve bunlardan yapılan ürünler, kepek ve kuru baklagillerde posa bulunmaktadır. Posa içeriği fazla olan besinler genellikle daha az yağ içerirler.

Atalarınız büyük olasılıkla bizlerden daha fazla posa tüketmişlerdir. Gelişmiş öğütme teknolojisinin uygulandığı dönemlerden önce, un değirmenleri buğdayla birlikte mısır ve diğer tahılları da öğütürlerdi. Akan suyun gücü kullanılarak tahıl, iki kalın taş arasında öğütülürdü. Daha sonra yenilebilir bölümlerin ayıklanması için elekten geçirilen posa ve birçok temel besin maddesi içeren kepek ve özü geriye kalırdı. Günümüzde hala dünyanın bazı bölgelerinde insanların bildiği tek tahıl işlenmemiş kabuklu tahıldır ve bazı insanlar un yapmak için tahılları elle dövmektedirler.

Teknoloji geliştikçe, rafine edilmiş beyaz un ayrılarak tahılın kabuk ve özü elde edilmektedir. Bu yeni yöntemle birlikte yeni bir durum meydana gelmektedir. Yumuşak dokusu ve kaliteli görünüşü ile beyaz ekmek, siyah ve sert olan ekmekten daha çok istenir oldu. Ancak beyaz ekmek daha pahalı ve karşılığını ödeyebilecek gücü olanlar tarafından sağlanabiliyordu. Aynı nedenlerle beyaz pirinç kahverengi pirinçten daha fazla istenir oldu. Sonuçta rafine edilmiş tahıldan yapılmış besinler daha fazla tercih edildi.

İnsanlar rafine edilmiş tahıllara yaptıkları bu dönüşüm ile birlikte bilmeden posa dahil birçok besin öğesinden mahrum olmaya başladılar. Bunun sonucunda 1940’lı yıllarda rafine edilmiş tahıl tüketiminin neden olduğu, sağlık sorunları tanınıp kabul edilince, bu sefer imalatçılar birçok tahıl ürününü zenginleştirmeye başladılar. Son 25 yıldır sağlık ile ilgili uzmanlar, posanın besinlerde boş bir hacimden başka işlevleri de sağladığının farkına varmışlardır. Çünkü posa sağlık için yararlıdır. İşte bu yüzden, günümüzde tam tahıldan yapılmış ürünler ve posalı diğer yemekler tekrar tercih edilmeye başlanmıştır.

Posalar çözünen ve çözünmeyen posa diye iki farklı özelliktedir. Çözünen posalar suda erir, çözünmeyenler ise suda erimez.

Çözünmeyen Posalar Sindirime Yardımcıdır

Çözünmeyen posalar barsak kaslarını harekete geçiren posalardır. Bu gruptaki posalar selüloz, hemiselüloz ve lignindir. Bunlar bitki hücre duvarlarının yapısını oluştururlar. Buğday kepeği, çözünmeyen posa bakımından zengindir. Çözünmeyen posalar suyu tutarlar ve kendileri sindirilmeden atık maddelerin barsak içerisindekini hareketini sağlarlar. Çözünmeyen posalar dışkıya yumuşaklık ve hacim kazandırarak bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önlerler. Suda çözünemeyen posa; kepek, kepekli ekmek, tam buğday unu (esmer un) bulgur ve rafine edilmemiş pirinçte bulunur.

Çözünen Posalar Kan Şekerini Kontrol Altına Almada Yardımcıdır

Yumuşak ve sıvı besinler de posa içerebilir. Çözünen posalar besinlerde sert bir doku yerine yulaf kepeğinde olduğu gibi yapışkan veya viskoz olacak şekilde erirler. Bu gibi posalar genellikle az yağlı veya yağsız besinlerde doku ve kıvam vermek için kullanılırlar. Zamk, musilaj ve pektin diye adlandırılan posaların hepsi çözünen cinstendir. Pektin yağlı maddelere yapışarak ve onların atık olarak vücuttan dışarı atılmasını sağlayarak farklı bir rol oynar. Bu özellik kan kolesterol seviyesinin düşürülmesinde etkili olmaktadır. Çözünen posalar kan şekeri seviyesinin kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Diyabet hastalarında insüline ve ilaca olan ihtiyacı azaltabilir. Suda çözünebilir posa; sebzeler, yulaf, kuru baklagiller ve meyvelerde bulunur.

Günlük posa ihtiyacı 25-30 gr olup, diyabetli kişilerin posa ihtiyaçlarının bir kısmını kurubaklagil ve yulaf gibi çözünen posalardan sağlamaları açlık kan şekeri düzeylerinin düşmesine yardımcı olur.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s